Kanunen Anne Babaya Bakmak Zorunlu mu?
Giriş: Anne Babaya Bakmak Zorunda Mıyım?
Evet, yaşadıkça fark ediyorsunuz ki, yetişkinlik denen şey aslında sadece bir etiket. Hani tam da şu an düşündüğünüz gibi, “Birini mi kandırdım?” diye sorguluyorsunuz. Çünkü içten içe hala annemizin “Üç dakika önce yediklerinizi neden hala bırakmadınız?” uyarıları ve babamızın “Yine mi o kot pantolon?” diyalogları kafanızda çınlıyor. Fakat bir noktada herkesin sormak istediği bir soru var: Kanunen anne babaya bakmak zorunlu mu?
Ve bu soruyu gündelik yaşamın içerisinden, hem de en absürt şekilde sorgulayalım. O zaman gelin, anne babaya bakmak zorunlu mu sorusuna cevap ararken hem gülelim hem de yeri geldiğinde kendimizi sorgulayalım.
1. Yetişkin Olduğumuzu Nerede Anladık?
Hadi bir duralım ve bir değerlendirme yapalım. 25 yaşındayız ve büyüdük diyoruz ya, peki gerçekten büyüdük mü? Gerçekten mi? Çünkü bazen “Büyük” dediğimiz şey, sadece anne babanın isteklerinin arttığı bir döneme geçmek anlamına geliyormuş gibi geliyor. Ama öte yandan, annemizin “Bana bakmadığınızı hissediyorum” diyen mesajlarına dikkatlice bakınca, aslında o “büyüklük” kavramının biraz daha esnek olduğunu fark ediyoruz.
Bir örnek vermek gerekirse:
Anne: “Evladım, bu hafta sonu bana yardım eder misin?”
Ben: “Tabii anne, ne yapmam gerekiyor?”
Anne: “Şöyle bir… çok basit… tabii baklava yapmayı bilen var mı?”
Ben: (İç sesim) “Evet anne, baklava yapmayı biliyorum ama burada gerçekten önemli olan bir şey var. Neden baklava? Neden?”
Ve tabii bu soruları, “Kanunen anne babaya bakmak zorunlu mu?” sorusuyla birlikte zihnimizde canlandırıyoruz. Sonuçta bir bakıma kanuni bir yükümlülüğümüz var mı? Yoksa sadece evden çıkıp gitmenin de bir bedeli var mı?
2. Hukuki Bir Yükümlülük Olarak “Anne Baba Bakımı”
Çok ama çok derin bir konuya giriyoruz. Bazen kafanızda dev bir ses duyarsınız, “Beni bırakıp gitmek zorundasın!” Ama derken, o sesin arkasında bir şey var: Yasal olarak bir yükümlülük var mı? Ne yazık ki evet! Türkiye’de medeni kanun, büyüklerimizin bakımı konusunda bizlere belli bir sorumluluk atfetmiş durumda. Bu ne demek?
Bunun anlamı şu: Eğer bir ebeveyn maddi veya manevi bakım konusunda zorlanıyorsa, kanunen yetişkin çocuklarının bu konuda sorumluluk taşıması gerekebiliyor. Tabii bu, her zaman ve her durumda geçerli olmayabilir ama işin ucunda ciddiyet var. Kişisel gelişim seviyemize göre değişse de, bazen küçük bir mesele bile büyür, “Anne, bana bakmadın!” dedikçe çocuklar da hukukçu olabilir!
Peki ya siz?
Ben: “Anne, sana bakmak zorunda mıyım?”
Anne: “Yazıklar olsun, sen büyüdüğün için değil, sorumluluk taşıman gerektiği için…”
Gerçekten, hayat bize bunu öğrenmek zorunda mı? Ama gerçekten de bakmak zorundaysak, o zaman ne yapacağız? Bir hafta sonu tüm işleri bırakıp, cips alıp, koltuğa yerleşmek mi? Ama işin sonunda, her şeyin hukuki bir dayanağı yok. İyi ki de yok!
3. Gündelik Hayat: Anne Babayla Yaşamak mı, Bakmak mı?
Bu arada, kanuni yükümlülük bir yana, bir de psikolojik yükümlülük var. Anne babaya bakmak demek, sadece onlara hizmet etmek değil. En nihayetinde, eve gittiğinizde yemek yapmamış olsanız bile, onlara gösterdiğiniz ilgi bir çeşit bakım sayılabilir. Ama burada biraz daha yaratıcı olalım.
Geçenlerde, evde yalnızdım ve annem telefonla aradı. Aradığında, her şeyin her zamanki gibi olduğunu bildiğim için “Şimdi ne yapıyor olabilir?” diye düşündüm. Telefonda her an salya sümük bir dramı dinlemekten korkuyordum. Yine de açtım:
Anne: “Evladım, bugün çok yağmur yağıyor. Havanın bu kadar soğuk olması üzücü. Acaba bir çay yapar mısın?”
Ben: (İçimden) “Aaaa, gerçekten. Yağmur… Çay demek? Tabii, hemen çaydanlık…”
Tabii ki bir 15 dakika sonra “Çay bitti mi?” diye soran annem; o an ben de biraz daha ciddi düşünüyorum: Kanunen anne babaya bakmak zorunlu mu?
İşte böyle bir hayatın içindeyiz. Aslında annemizle olan ilişki bir noktada, bazen haklı olmamız gerekmiyor. Zaten annelerimizin hakkı da bu değil mi?
4. Sonuç: Bakmak Zorunlu Ama Ne Kadar?
Bu yazı boyunca düşündükçe fark ediyorum ki, kanunen anne babaya bakmak zorunlu mu sorusunun cevabı aslında her zaman kesin değil. Ama içten içe ben, bakmak zorunda değilim diyen bir kişi değilim. Çünkü sonuçta ne olursa olsun, arada bir cips almak ve “Müjde anne! Büyüdüm!” demek yerine, hâlâ 25 yaşında ama annemin ısrarla istediği yemek tarifini not alan bir gencim.
Ve bazen gerçek soruyu şu şekilde özetlemek gerekir: Anne babaya bakmak zorunda olmak mı, yoksa tamamen kendi hayatını yaşamak mı? Tabii ki ikisini de bir arada yapabiliriz. Kanuni bir yükümlülük belki vardır ama her zaman ve her şeyin ötesinde, sevgiden gelen bir sorumluluğun olduğu da inkar edilemez. Her şeyin sonunda, sadece biraz daha güler yüzle hayatı idame ettirmek belki de gerçekten de bu sorunun en doğru cevabı.